Hayatı Basitleştirmek

Bugünkü gündemim hayatı basitleştirmek. Ona geçmeden önce gün içinde yaptıklarımdan kısaca bahsedeyim. Sabah kuzularla her şey yine çok güzel gitti. Onlara hikayeler okudum, birlikte şarkılar söyledik, bu haftaki konumuz aile olduğu için anneden, babadan, kardeşlerden bahsedip onların resimlerini çizdik, sonra hep birlikte boyadık.
img_4487

Öğle arasında Sandiso beni mahallelerindeki bir ızgaracıya götürdü. Yolun kenarında, bir odanın içinde bir fırın düşünün. Kapısı bile yok, içerisi duman kaplı. Dolaptan istediğiniz etleri seçiyorsunuz ızgaraya atıyorlar, sonra tepside önünüze geliyor. Üzerine birkaç sinek konsa da, ortam çok çok salaş olsa da etler bayağı lezzetliydi. Ellerinizle yiyorsunuz. Bir koca biftek 2 büyük tavuk kanadı için 3-4 lira gibi bir şey ödedim.

Buranın para birimi Rand, 1 Türk Lirası 5 Rand’ın üzerinde. Avrupa’dan Amerika’dan sonra insan kendini iyi hissediyor. Ama onlar için korkunç tabi. Sandiso’yla konuşuyorum da buradaki yerlilerin yurt dışına çıkması çok zor. Bugünlerde 1 Avro yaklaşık 18 Rand. Biz 3 katıyken bile zorlanıyoruz, onlar için 18 katı olduğunu düşününce insan üzülüyor gerçekten de.

Yemeğimizi yedikten sonra kütüphaneye gittik. Bugün mahalle sakindi, bir problem yoktu. Okuldan çıkan çocuklar sokaklarda vakit geçirmek yerine doğruca kütüphaneye geliyorlar. Onların minik üniformalar içinde teker teker kapıdan içeri girişlerini görünce bayılıyorum. Bugün yine bir sürü şey yaptık birlikte, günümüz oldukça eğlenceli geçti ama valla pestilim çıktı. 40’a yakın çocuk var. Hepsiyle birazcık vakit geçirdikten sonra insanda ne hal kalıyor ne de ses. Ama yine de ayrılırken ortama şöyle bir baktım, çok özleyeceğim hepsini..
img_4498

img_4504

Perşembe günleri evde yarışma günü. Bu iş için her hafta birisi görevlendiriliyor ve o kişi evde oynanacak oyunları belirliyor. Bu hafta Jack çok güzel hazırlanmış, akşam iki takıma ayrıldık ve bir sürü oyun oynadık. Yerde oturarak balonla voleybol oynama, gargara yaparak şarkı söyleme, elden ele buz taşıma gibi ne kadar saçma şey varsa hepsini yaptık. Acayip eğlenceliydi. Onlardan bir sürü şey öğreniyorum. Bazı öğrendiklerime ağzım açık kalıyor. Dışarıda nasıl bir dünya varmış inanamıyorum. Yine burada detay veremeyeceğim ama isteyen olursa detaylı anlatırım.
c6f93-img_4521

img_4482

7a73e-112b022b20162b-2b1

Son olarak hayatı basitleştirmeye gelirsek, bugün bize African Impact ofisinden Kate katıldı. İşe yeni başlamış. Doğrudan çocuklarla çalışmayacak olsalar bile ofiste işe başlayanları projeleri öğrenmeleri için ekiplerle birlikte okullara gönderiyorlar. Onlar için bir çeşit oryantasyon. Kate benim yaşlarımda bir İngiliz. Babası Güney Afrika’lı ama aktivist olduğu için yıllarca Güney Afrika’ya girmeleri yasaklanmış. Yasak bitince bir gün buraya geliyorlar ve Kate buraya hayran kalıyor. Eşi de kendisi gibi İngiliz. İkisi de işi gücü bırakıyor ve buraya yerleşiyorlar, 4 yıldır buradalar. Neyse hikayeleri kısaca böyle, asıl bundan sonra anlattıkları benim duygularıma tercüman oldu. Diyor ki İngiltere’de ikimiz de çok iyi para kazanıyorduk ama kazandığımız parayı saçma sapan şeyler için harcıyorduk. Yeni bir saat, yeni kıyafetler, aslında ihtiyacımız olmayan bir sürü başka şey.. Buraya geldik, çok daha az kazanıyoruz ama harcamıyoruz da. Burada para harcamayı gerektirecek hiçbir şey yok. Hayatımız çok basit, kıyafetlerimiz basit, evimizde ütü bile yok.. Şu gökyüzüne bir baksana, gökyüzü bile burada daha büyük diye anlatmaya devam ediyor ki, ben araya giriyorum. Tamam Katecim mesele anlaşıldı, istersen konuyu daha fazla derinleştirmeyelim diyorum.

Gerçekten de hayatımızı ne kadar zorlaştırıyoruz biz. Her şeyi ne kadar ciddiye alıyoruz. Kendimizi ne kadar çok önemsiyoruz. Aslında her şey o kadar basit olabilir ki. Bugün ben Kate’in gözlerindeki o parıltıyı gördüm ve o koca gökyüzüne bakıp derin bir iç çektim…

Hayatı Basitleştirmek” için 3 yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir