Oxford Gezisi

Günübirlik Oxford gezisinin dönüş yolundayım. Üzgünüm ama şehri gezerken aklımdan en çok geçen şey: “Vay arkadaş dünyada ne şehirler var, bizim düştüğümüz şehre bak” oldu. Birkaç saatliğine bambaşka bir dünyaya yolculuk yaptım sanki.

İngiltere’ye gelmeden önce elimden geldiği kadar yeni yerler görmeye, mümkünse adanın altını üstüne getirmeye niyetliydim. Ama burada ulaşım pahalı, ne kadara mal olacak, derslerimden nasıl fırsat bulup da ayarlayacağım diye düşünürken öğrencilere yönelik bir sürü uygun fiyatlı tur olduğunu fark ettim. Yaşasın!!

Turlara ilk olarak Oxford’la başladım. Sabah iki otobüs yola çıktık, 2 saat sonra Oxford’a vardık. Oxford denince akla ilk olarak tabi ki Oxford Üniversitesi geliyor. Üniversitenin kuruluş yılı bilinmese de okul İngilizce konuşulan dünyanın en eski üniversitesi olarak geçiyor. Herhangi bir ana yerleşkesi veya kampüsü yok, aksine şehir resmen üniversitenin içine kurulmuş gibi. Her adımınızda okula ait bir yapıyı görmeniz mümkün. Bu yüzden Oxford’a yolunuz düşerse bol bol sokaklarında yürüyün, her sokak sizi bambaşka güzellikte bir yere çıkarıyor.IMG_8770

IMG_8695
Bir de buraya gelince öğrendim ki Oxford Üniversitesi’nin oldukça değişik bir yönetim şekli var. Okul 30’dan fazla koleje bölünmüş durumda ve kolejler genel olarak tüm akademik bölümleri içeriyor. Ancak hepsinin yönetim şekli birbirinden farklı. Kendi öğrencilerini seçiyor, öğrencilerine konaklama, yemek, kütüphane ve sosyal imkanlar sağlıyorlar. Yani öğrenciler bu kolejler aracılığıyla Oxford Üniversitesi’nde okumuş oluyorlar.

Biz ilk olarak kolejlerden 1379 yılında kurulan New College’ı gezdik. Birçok filmin çekildiği bu kolejin bahçelerini ve şapelini gördük.IMG_8799

IMG_8728

Daha sonra Christ Church’e gittik. Burası hem Oxford Üniversitesi’nin bir başka koleji hem de Katedrali. İngiltere’ye 13 tane başbakan yetiştiren bu kolej, kalbimde çok ayrı bir yeri olan Alice Harikalar Diyarında’nın yazarı Lewis Carroll’un da mezun olduğu okul.IMG_8785

IMG_8798

Ama bence gezinin en etkileyici kısmı 127 merdiven çıkarak ulaştığımız University Church’ün kulesiydi.IMG_8780

Manzarayı görmelisiniz!  Yerden zaten çok güzel olan şehir yukarıdan bakınca iyice büyülüyor insanı. Çektiğim fotoğraflar gerçek görüntünün yanında çok basit kalıyorlar.IMG_8823

IMG_8813

IMG_8817

IMG_8822

Ayrıca şehirde Harry Potter hayranları için de birçok gezilecek yer var. Filmin çekildiği yerleri görmek için özel turlar bile ayarlamışlar. Bu kısım benim çok ilgimi çekmedi ama Harry Potter fanatiklerinin mutlaka ilgisini çekecektir.

Özetle şehri kim böyle tasarladı, kim inşa etti, kim finanse etti, kim bugünlere kadar getirdiyse hepsinin ellerine sağlık. Hepsine helal olsun!

Kapanışı yapmadan önce birazcık da Nottingham günlerimden bahsetmek istiyorum. Öncelikle İngilizlerin nereye saklandığını buldum. Meğerse bizim programımız bir yıllık tam zamanlı program olduğu için daha çok yurt dışında yaşayıp işine ara verenler bu programa katılıyormuş. İngilizler ise hem çalışıp hem de okuyabilecekleri “Executive MBA” dedikleri akşam programlarına katılıyorlar. Bizimki sıkıştırılmış bir program olduğu için derslerim, ödevlerim, projelerim ve sınavlarım oldukça yoğun olacak gibi gözüküyor.

Ama yine de halimden memnunum şimdilik. İnsanın yeşillikler içinde hayvanlarla yaşaması, bir yerden bir yere arabalar içinde değil de yürüyerek gidebilmesi, binalara, alışveriş merkezlerine hapsolmadan bilmediği bir şehrin sokaklarını keşfetmesi, her gün hayata dair yeni şeyler öğrenmesi, hala dünyada bir sürü iyi insanın olduğunu kendi gözleriyle görmesi, günden güne çoğalması ve gelişmesi çok güzelmiş gerçekten. Darısı tüm isteyenlerin başına olsun…

Oxford Gezisi” için bir yorum

Anonim için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir